Anasayfa » Karatay Diyeti » Canan Karatay Palm yağıyla ilgili tartışmaya son noktayı koydu!
Canan Karatay Palm yağıyla ilgili tartışmaya son noktayı koydu!

Canan Karatay Palm yağıyla ilgili tartışmaya son noktayı koydu!

Sosyal Medyada Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Canan Karatay Palm yağıyla ilgili tartışmaya son noktayı koydu!

Kanal D Ana Haber Bülteni’nde Ahmet Hakan’ın konuğu olan Prof. Dr. Canan Karatay, palm yağı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Karatay, Palm yağının kanserojen madde içerip içermediğiyle ilgili tartışmalara da son noktayı koydu. Karatay, “Palmiye yağı trans yağdır, zeytinyağı gibi değildir. Bildiğiniz gibi trans yağlarının insan vucudunda kanser yaptığını biliyoruz” dedi. Trans yağlarının en tehlikeli yağlar olduğuna da değinen Karatay, işlem görmüş bütün yağlarda trans yağlarının bulunduğunu, bunlardan uzak durulması gerektiğini açıkladı.

Son günlerde medyada Nutella ile başlayan palm yağı tartışmaları gittikçe yoğunlaştı. Palm yağının kanser tehlikesi barındırıp barındırmadığı konuşulurken, marketlerdeki bir çok ürünün içeriğinde bu yağın olduğunu görüyoruz. Kek, bisküvi, çikolata gibi yiyeceklerin yanında dondurulmuş olarak satılan mantıda ve patateste bile palm yağı kullanılıyor. Bunların dışında şampuan, cilt losyonu ve sabun gibi bakım ürünlerinde de kullanılan palm yağı kanserojen mi içeriyor? İşte bu soruların cevabını Ahmet Hakan’ın sunduğu Kanal D Ana Haber’e, konuk olan Canan Karatay verdi. Karatay, gündemi meşgul eden pamliye yağının bağımlılık yaptığını söyleyerek, kokaine benzetti. İşte Canan Karatay’ın o konuşması…

Palm yağı nedir? Palm yağı kanserojen mi? Mantıda ve patateste bile var!
PALM YAĞI NEDİR?
Batı Afrika kökenli olan bu yağ, Amerika ve Kuzeydoğu Asya’nın tropikal bölgelerinde yaygın olarak yetiştiriliyor. En çok üretilen ülkeler ise Malezya ve Endonezya… Bir tür palmiyeden elde edilen palm yağı, dayanıklılığı ve ucuzluğu nedeniyle ticari olarak çokça tercih edildiğinden, paketli ürünlerin çoğunda karşımıza çıkıyor. Organik ürünlerde de bulunabilen bu yağ, kalitesiz ve doymuş yağ oranı barındırdığı için kalp hastalıklarına ve obeziteye davetiye çıkardığı söyleniyor.
Palm yağı, hem meyvenin taze kısmından hem de palm bitkisinin çekirdeğinden elde ediliyor. Palm meyvesinin çekirdeğindeki yağ depolanması 12 ve 16. haftalar arasında, mezokarpta yağ depolanması ise 15 ve 20. haftalar arasında gerçekleşiyor. Meyvenin mezokarp kısmından elde edilen ham palm yağı ise toplam palm yağı üretiminin % 55’ini oluştuyor.
Palm yağı; alfa, beta, gama, delta tokotrienoller ve tokoferoller, karotenoidler, steroller, fosfolipitler, glikolipitler ve koenzim Q10 içeriyor. Ayrıca bu yağ, pişirme yağı olarak da kullanılmak üzere margarinlere ve çeşitli hazır gıdalara eklenirken, FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) ve WHO’nun (Dünya Sağlık Örgütü) ortak kuruluşu olan uluslararası CODEX Allimentarius Komisyonu tarafından, 17 yemeklik yağ çeşidinden biri olarak da kabul ediliyor.
Palm yağının en önemli özelliği uzun raf ömrüne sahip olması. Oda sıcaklığında yarı katı olan bu yağ, yüksek sıcaklıklara kadar ısıtılır ve bileşenlerinin özel ürün uygulamalarında kullanılmak üzere izole edilebilir. Bu özelliği palm yağını margarin ve katı yağlar için uygun bir ana bileşen haline getirir.
Palm yağının, kırmızı rengini ve kokusunu yok etmek amacıyla yüksek sıcaklık uygulamasına maruz bırakılması, bazı atık maddelerin oluşumuna neden oluyor. Palm yağı ile ilgili kanserojen tartışmaları da atıkların tümöre sebep olabileceği nedeniyle yapılıyor.

 

http://www.sozcu.com.tr/2017/saglik/canan-karatay-palm-yagiyla-ilgili-tartismaya-son-noktayi-koydu-1625787/

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

*