Anasayfa » Karatay Diyeti » YEDİKLERİNİZ SİZİ KEL YAPIYOR
YEDİKLERİNİZ SİZİ KEL YAPIYOR

YEDİKLERİNİZ SİZİ KEL YAPIYOR

Sosyal Medyada Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Profesör Karatay’ın önerdiği sağlıklı hayat biçimi, sağlıklı yaşama ve yaşlanma prensiplerini uygulayanlar çok iyi bilirler ki; aşırı kilolar gittiği gibi, vücudun alt üst olmuş olan dengesi de düzelmektedir. Bu iyileşme baştan aşağı bütün bedeni kapsamaktadır. Karatay beslenme tarzında doğal yağ, karbonhidrat ve proteinlerin yeterli ve dengeli biçimde tüketilmesi ile, dejeneratif hastalıkların önlenmesi (koruyucu hekimlik), hayat boyu sağlıklı yaşama ve yaşlanma da mümkün olmaktadır.

yedikleriniz-kel-yapiyor

 

Günde 2 öğün dilediğiniz kadar et, balık, yumurta, yoğurt, zeytin, tereyağı, zeytinyağı ve baklagil tüketebilirsiniz. Ancak şeker, pasta, çikolata, asitli içecekler ve sucuk, salam gibi şarküteri ürünleri asla sofranızda olmasın!

Tuz tüketeceğiz: KAYA TUZU YENECEK TUZSUZ KALINMAYACAK!

 

Şeker en tatlı zehirdir. Özellikle meyve şekeri içeren reçeller ve marmelatlar früktozla dolu. Früktoz, karaciğerde metabolize oluyor ve alkol gibi karaciğeri yoruyor, yağlanmasına neden oluyor. Karaciğer ve göbek yağlanması olan kişilere bu nedenle önermiyoruz. Eğer, tatlı kriziniz tutuyorsa, reaktif hipogliseminiz yani insülin yüksekliğiniz zaten var demektir, tatlı ve şekerden uzak durun.

 

Çocuklara şeker ve şekerli ürün yedirme! Bebeklikten itibaren çocuğunu şeker, çikolata ve tatlıya alıştırma, ‘turp’ gibi çocuk ve sağlıklı bir yetişkin olsun! Çocuklara ödül olarak çikolata ve şeker verenlere duyurulur…

 

WGA buğday proteini lectin’in, ayrıca Immün Globülin A’ya (IGA) bağlı böbrek hastalıklarına (IGA nefriti), hatta böbrek kanserlerine neden olduğu da bilimsel olarak bilinmektedir.

 

Buğdayda bulunan bir diğer protein de kısaca WGA denilen (wheat glütenin agglutenin) ‘lectin’dir. Bağırsakların iç yüzeyini kaplayan epitel hücrelerinde bulunan mikroskobik tüyleri (villi) tahrip ederek, ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. WGA buğday proteini lectin’in aynı zamanda beyinde bulunan ve hipotalamus bölgesinde görevli olan reseptörleri bloke ederek, leptin direncini başlatıp şişmanlık ve obeziteye neden olduğu da gösterilmiştir.

 

Gliadorphin’e benzer bir şekilde, morfine benzer etki gösteren birden fazla (A4, A5, B4, B5, C gibi) glüten proteinleri bulunmaktadır. Bunlara genel olarak, ‘Glüten ekzomorfini’ adı verilmektedir. Glüten ekzomorfinlerinin çocuklarda otizm, dikkat eksikliği, şizofreni, davranış bozukluğu ve saldırganlık nedeni olduğu bilimsel çalışmalarda bildirilmiştir.

 

Buğday proteinleri aslında gliadinlerdir. Bir buğday gliadini olan ‘Gliadorphin proteini’ kan dolaşımından beyin dolaşımına geçerek beyin hücrelerinde bulunan morfin reseptörlerini uyarmakta ve morfin etkisi yaparak beyin fonksiyonlarını bozmaktadır. “Ben ekmeksiz yapamam, ekmeksiz hayat düşünemiyorum” gibi ifadelerin nedeni, narkotik ve morfine benzeyen bu etkinin bir göstergesidir. Bu kişilerde açıkça buğdaya bağlı morfin bağımlılığı gelişmiştir.

 

Sağlıklıdır diye ilan edilen kahvaltılık gevrek, düşük kalori olduğu halde kan şekerini daha fazla yükseltiyor! Asıl diyabet ile bu şekilde savaşmamız gerekiyor!

 

Kalori hesabı önemli değil. Glisemik indeks, Glisemik yük ve İnsülin indeksi önemli.

1500 kalori üzerinden mönüler hazırlanıyor şimdi, tamamen dostlar alış verişte görsün!

 

OTOİMMÜN HASTALIKLAR listesine baktığımızda, bu hastalıklar bağışıklığın çöktüğünü gösteriyor. Hepsinin temelinden çatısına kadar bağışıklık sistemi ilgilidir çünkü… Şekerin ve tahılların, özellikle buğdayın bağışıklık sistemini zayıflattığını ve de sonunda çökerttiğini, bir kez daha hatırlatalım, iyi anlayalım ve çevremize iyi anlatalım. Bu yeterlidir…

Tolstoy diyor ki: En iyi silah zaman ve sabırdır!

 

Sağlığımızı korumak ve hastalanmamak, en kolay ve maliyetsiz yaşam biçimidir.

 

Ne kadar su içmek yeterlidir? Yeteri kadar su içmek ne demek? Yani idrarınızın rengi açık sarı limonata reninde olacak. Her gün en az 2-2,5 litre su içilecek…
‘Türkiye’nin en büyük sorunu kabızlık’

‘Bol Su içiyor musunuz?’

“Türkiye’nin en büyük sorunu kabızlıktır. Kabızlık ülkemizde hiçbir zaman hastalık olarak görülmez. Eğer siz her gün muntazam bir şekilde büyük abdeste çıkamıyorsanız, vücudunuz iyi çalışmıyor demektir. Bu, en önemli sinyal. Örneğin bana gelip ‘Ben çocukluğumdan beri kabızım’ diyen hastalar var. Bu demektir ki vücutta hiçbir şey doğru dürüst çalışmıyor. Türkiye’de hekimler, bunu sormaya utanıyor, hastalar da sorunca ‘Kusura bakmayın’ diyorlar. Her gün düzenli olarak tuvalete çıkabiliyorsanız vücudunuz saat gibi çalışıyor demektir. Çıkamıyorsanız bir bozukluk var demektir. Hareket etmezseniz, su içmezseniz vücudunuz çalışmaz.”

Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay
Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı

 

 

Bir yorum

  1. Melda ağırbaşlı

    Teşekkürler hocam,
    Pes etmeyen / cesur tarzınız için ..

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

*