DÜŞÜK GLİSEMİK İNDESKLİ YİYECEKLER KANSERDEN KORUR!

Glisemik İndeks Nedir?
Glisemik indeks (Gİ), herhangi bir yiyeceğin içinde bulunan karbonhidrat miktarına göre hesaplanır. Karbonhidrat içeren bir yiyeceğin, ağza alındığından itibaren kana geçip kan şekerini yükseltme hızını gösterir. Örneğin, 50 gr toz şekerin glisemik indeksi hızlı bir şekilde kan şekerini yükselttiği için çok yüksektir ve 100 (yüz) olarak kabul edilir. Diğer karbonhidrat içeren yiyeceklerin glisemik indeksleri ise 100 üzerinden 100’e oranla hesaplanır.
Karbonhidrat içeren yiyecekler düşük, orta ve yüksek glisemik indeksli olarak üç gruba ayrılır;

* Yüksek Gİ : 100-70
* Orta Gİ : 70-50
* Düşük Gİ : 0-55

Rafine edilmiş ve işlenmiş hazır yiyeceklerin glisemik indeksleri de şeker gibi çok yüksektir ve 100 olarak hesaplanır.
Fabrikalarda büyük miktarlarda üretilen bütün yiyecekler, uzun süre bozulmadan kalabilmeleri için çeşitli işlemlere tabi tutulurlar. Raf ömürlerinin uzaması amacıyla doğal olan faydalı liflerinden, doğal yağlarından ve vitaminlerinden endüstriyel işlemlerle arındırılır. Böylece kısa sürede bozulmaları önlenmiş olur. Özgün maddeleri yok edilen yiyeceklere daha sonra da damak tadını sağlama amacıyla çeşitli suni tatlandırıcılar, gıda katkı maddeleri ve gıda boyaları eklenir. Bu işlemleri görmüş yiyecekler ağza alındığı anda (ağzımızdan emilerek), hızlı bir şekilde kan şekerimizi yükseltirler. Ayrıca lifleri yok edilmiş olduğundan, hazmedilmeleri hızlanmış ve kolaylaşmıştır. Kan şekerini ani olarak yükselterek hızlı insülin salgılanmasına neden olurlar. Kanda insülinin ani olarak yükselmesi sonucu kan şekerimiz de aniden düşüşe geçer. Bunun sonucu da kuvvetli acıkma hissi ve önüne geçilemeyecek bir yemek yeme isteğidir. Daha bilimsel olarak “reaktif hipoglisemi” dediğimiz, ellerin titremesi, aşırı tatlı isteğinin belirmesi sonucu şeker ve çikolatalar, şekerli içeceklere saldırılmasıdır.

Yüksek glisemik indeksli rafine yiyecekler çabuk emildiklerinden dolayı, uzun bir tüp şeklinde olan incebağırsağın başlangıç bölümünden de hemen kana geçerler ve bağırsağın son bölümüne kadar bile ulaşamazlar. Mide ve bağırsaklar kısa süre içinde boşalır. Mide ve bağırsakların hemen boşalması ile bu organlardan bazı hormonlar salgılanmaya başlar. Bu hormonlar, mide ve bağırsakların boşalmış olduğunu, sistemde yeterli besin ve yakıt kalmadığı mesajını beynimize iletir. Acıkma hissi bu şekilde oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.